Yeni sezon ürünler
750 tl ve Üzeri ÜCRETSİZ KARGO
Yeni sezon ürünler
750 tl ve Üzeri ÜCRETSİZ KARGO
Güneş Kremi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Güneş Kremi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Güneş Kremi Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Güneş kremi seçerken ilk baktığınız şey ne?

SPF 50 yazması mı? İçeriği mi? Mineral filtre olması mı? Yoksa ciltte bıraktığı his mi?

Aslında iyi bir güneş koruyucu seçimi tek bir özelliğe bakılarak yapılmamalı. Çünkü güneş

kreminden beklediğimiz şey yalnızca yazın cildimizin kızarmasını önlemek değildir. UVA ve UVB

ışınlarına karşı doğru ve düzenli korunma; güneş yanığının yanı sıra erken yaşlanma belirtileri ve

güneş kaynaklı cilt hasarına karşı korunmanın önemli parçalarından biridir.

Peki onlarca seçenek arasından güneş kremimizi nasıl seçmeliyiz?

Önce SPF'in ne söylediğini doğru anlayalım

SPF, yani Sun Protection Factor, temel olarak ürünün UVB ışınlarına karşı sağladığı korumayı

ifade eder. UVB ışınları güneş yanığıyla yakından ilişkilidir.

Amerikan Dermatoloji Akademisi günlük güneş korumasında SPF 30 veya üzeri ürünlerin tercih

edilmesini öneriyor.

Fakat burada sık yapılan bir hata var:

SPF değeri ne kadar yüksekse güneşte o kadar uzun kalabileceğimizi düşünmek.

SPF'i bir süre göstergesi olarak değerlendirmemek gerekir. SPF 50 kullanmak, ürünü sabah sürüp

günün geri kalanında güneş korumasını tamamen unutabileceğimiz anlamına gelmez.

Korumanın devamlılığında ürünün doğru miktarda uygulanması ve gerektiğinde yenilenmesi de

en az SPF değeri kadar önemlidir.

Sadece SPF'e bakmak yeterli değil: UVA koruması da önemli

Güneş koruyucu seçerken ambalajda yalnızca büyük puntolarla yazılmış SPF değerine

odaklanmayın.

Geniş spektrumlu (broad spectrum) koruma da aradığımız temel özelliklerden biridir.

Çünkü UVB daha çok güneş yanığıyla ilişkilendirilirken, UVA ışınları cildin erken yaşlanması ve

uzun vadeli güneş hasarı açısından önemlidir. Geniş spektrum ifadesi ürünün hem UVA hem de

UVB ışınlarına karşı koruma sağladığını belirtir.

Kısacası güneş kremi seçerken ilk kontrolümüz:

SPF 30+ ve UVA/UVB geniş spektrumlu koruma olmalı.

Peki SPF 30 mu, SPF 50 mi?

Burada rakamların yarattığı algıya dikkat etmek gerekiyor.

SPF 30 yaklaşık olarak UVB ışınlarının %97'sini filtreler. Daha yüksek SPF değerleri korumayı

artırabilir ancak hiçbir güneş koruyucu UV ışınlarının %100'ünü engellemez.

Dolayısıyla konu yalnızca en yüksek SPF rakamını bulmak değildir.

Çok yüksek SPF değerine sahip bir ürünü yetersiz miktarda ve düzensiz kullanmak yerine,

cildinizle uyumlu ve düzenli kullanabileceğiniz yeterli korumaya sahip bir ürün seçmek günlük

hayatta çok daha anlamlıdır.

Cilt tipinizi hesaba katın

İyi bir güneş koruyucu yalnızca güçlü koruma sağlamamalı; aynı zamanda kullanılabilir

olmalıdır.

Çünkü dokusundan hoşlanmadığınız, cildinizi aşırı yağlandıran veya günlük rutininize uymayan

bir ürünü yeterli miktarda ve düzenli kullanmak zorlaşır.

Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde daha hafif yapılı ve non-comedogenic olarak belirtilen formüller

tercih edilebilir.

Kuru ciltlerde nemlendirici özellikleri bulunan krem yapılı ürünler daha konforlu olabilir.

Hassas ciltlerde ise formülün tamamının ve kişinin kendi toleransının değerlendirilmesi

önemlidir. Mineral filtreli ürünler de hassas ciltler için seçeneklerden biridir.

Yani herkes için tek bir “en iyi güneş kremi” yoktur.

En iyi güneş koruyuculardan biri, yeterli korumayı sağlayan ve sizin düzenli olarak

kullanabildiğiniz üründür.

Mineral mi, kimyasal mı?

Güneş kremleri söz konusu olduğunda en çok kafa karıştıran konulardan biri de bu.

Mineral güneş koruyucularda çinko oksit ve titanyum dioksit gibi filtreler bulunabilir.

Organik/kimyasal filtreli ürünlerde ise farklı UV filtre sistemleri kullanılır. Ayrıca her iki filtre

grubunu bir araya getiren hibrit formüller de vardır.

Burada “mineral iyidir, kimyasal kötüdür” gibi bir ayrım yapmak bilimsel açıdan doğru değildir.

Her iki filtre yaklaşımı da uygun şekilde formüle edildiğinde etkili güneş koruması sağlayabilir.

Seçim yaparken cilt tipi, hassasiyet, ürünün dokusu, geniş spektrumlu koruması ve kişinin ürünü

düzenli kullanabilmesi birlikte değerlendirilmelidir.

Leke eğilimli ciltlerde renkli güneş koruyucular neden

konuşuluyor?

Özellikle hiperpigmentasyon ve leke problemi yaşayan kişiler için güneş koruması yalnızca UV

ışınları açısından değerlendirilmemelidir.

Görünür ışık da bazı pigmentasyon problemlerini etkileyebilir.

Bu nedenle demir oksit içeren renkli güneş koruyucular, özellikle koyu leke problemi yaşayan

kişilerde görünür ışığa karşı ek koruma açısından değerlendirilebilir.

Dolayısıyla lekeye eğilimli bir cilt için güneş kremi seçerken yalnızca SPF değerine bakmak yerine

formülün sunduğu korumanın kapsamına bakmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Suya dayanıklı olması ne zaman önemli?

Spor yapıyorsanız, yoğun terliyorsanız, denize veya havuza girecekseniz suya dayanıklı bir

güneş koruyucu tercih etmek önemlidir.

Ancak burada kelimelere dikkat:

Suya dayanıklı, su geçirmez demek değildir.

Doğru güneş kremini seçmek yetmez, doğru kullanmak gerekir

Çok iyi formüle edilmiş bir güneş koruyucu satın alabilirsiniz.

Ama yeterli miktarda kullanmıyorsanız etikette gördüğünüz korumayı günlük hayatta elde

edemeyebilirsiniz.

Güneş koruyucunun açıkta kalan bölgelere yeterli miktarda uygulanması ve dışarıda geçirilen

sürede yaklaşık iki saatte bir, ayrıca yüzme veya yoğun terleme sonrasında yenilenmesi önerilir.

Bu yüzden güneş korumasında yalnızca “Hangi ürünü aldım?” sorusunu değil,

“Bu ürünü nasıl kullanıyorum?”

sorusunu da sormak gerekiyor

Güneş kremi cilt bakımının son adımı değil, temelidir

Serumlar, aktif içerikler, nemlendiriciler…

Bunların hepsini konuşabiliriz.

Ancak cildi güneşten yeterince korumadan yalnızca yaşlanma karşıtı veya leke karşıtı ürünlerden

sonuç beklemek, bakım rutininin önemli bir parçasını eksik bırakmak anlamına gelir.

Bu nedenle güneş koruyucu seçerken karmaşık vaatlerden önce birkaç temel noktaya bakmak

yeterlidir:

SPF 30 veya üzeri mi?

Geniş spektrumlu UVA/UVB koruması var mı?

Cilt tipime uygun mu?

Günlük olarak yeterli miktarda kullanabileceğim bir dokusu var mı?

İhtiyacım varsa suya dayanıklı mı?

Ve belki de en önemlisi:

Onu gerçekten her gün kullanacak mıyım?

Çünkü iyi bir güneş koruyucunun değeri yalnızca formülünde değil, doğru ve düzenli

kullanımında ortaya çıkar.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel dermatolojik ihtiyaçlar ve mevcut cilt hastalıkları için

dermatoloji uzmanına danışılması önerilir.